Kalbinde ki burukluk bedenine yansıdığında gözlerini kaldırımlardan kaldırıp karşıya bakamazsın. Gözünde ki bir damla yaş akacak da bir başkasını incitecek sanki, her şeyden saklanırsın.. Kaybetmeye devam edersin ya da çevrende önem verdiğin insanlardan seni incitecek sözler duymuşsundur.. Gökyüzün de renk tonlarıyla kalbine ışık verecek gök kuşağını umursamazsın ya da kaldırımlar arasında ki minik papatyayı.. İyi bir haber gelmesini beklersin, tekrar inanmak, kaybettiğin şeylere tekrar sahip olabilmek için her şeye yeniden başlamak ama bazı şeyleri sonsuza kadar kaybettiğini anladığında kendini suçlamak istersin ve her şeyden saklanmaya başlarsın..Hayallerimin hepsinden teker teker vazgeçtim, imkansız olduklarına inandım.
Kendim hakkımda unuttuğum bir şey vardı beni rahatlatan şey hiç bir zaman derdimi diğer insanlarla paylaşmak olmadı ama onların gülümseyişlerini gördükten sonra hayata bağlanmak için kendime nedenler buluyordum.. Benim için üzüntü içim de gizli kalmalıydı, bu yazının gidişatını değiştirebilir miyim? Şu anda dışarı da kiraz çiçekleri açmış ve ben burada sizinle uzun bir süredir paylaşmadığım bir haberi paylaşmak için yazıyorum. Hayaller gerçek oluyor hemde her şeyden vazgeçip, kendimi uzak tutmaya çalıştığım bir anda son adımımı attığım zaman da hayallerim gerçek oldu.
Kendime kızıp hesabımı dondurduk dan bir kaç gün sonra yabancı arkadaşlarımdan birisi ile karşılaştım ve bilgisayarını açıp bana buna sende başvursana dedi, bende gülümseyerek pasaportum bile yok, yazın programım zaten dolu dedikten sonra geri dönüp konuyu incelemeye başladım ve arkadaşım bence pasaport şu anda sorun olmaz, şansını denemelisin dedi. Hesabımı son başvuru tarihinden iki gün önce açıp, acaba referans alabilir miyim diye açtığımda müsteşarın bana linki atıp bu kültür bursuna sizden hiç başvuran yok, duyurusunu yapar mısın? dedikten sonra benim neden baş vurmadığımı sordu, ben de ona pasaportum olmadığını söyledim bana başvurumun bu şekilde kabul edileceğini söyledikten sonra hazırlıklara başladım.
Referans için 8 öğretmene daha sonra da hazırlıkda ki dil öğretmenlerime mesaj attım ama sadece birisinden cevap alabildim. " Ne yazık ki yurt dışındayım, belgeyi imzalayıp veremem." O mesaj kutusunu açarken nasıl da gülümseyerek açmıştım, bir hayal kırıklığı da.. Başvuruların son günü gelmişti, müsteşar akademik danışmanımdan öneri alabileceğimi söyledi ve ardından ona mesaj çektim ama cs notumu düşününce ondan almam çok zordu ve bana bir kaç dakika içinde doldurmam gereken kısımları doldurdum, çok kısaydı, Sıra sende diye mesaj attı.. Çığlık attım ve bir gün sonra onunla son hazırlıklarımı yaptım, ona nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum..
Sonuç ne olursa olsun, üzülmeyeceğimi biliyordum çünkü başvururken bana yardım eden insanlar hayatımda o kadar önemli bir yere sahip ki. Onlar yanımda olduğu için çok şanslıyım.. İşte o zaman anladım, başarısız olmuştum, sevgimi savunamamıştım, sevdiğim insanların ölüm haberlerini öğrenmiştim, kaybetmiştim ama hayat her zaman umut verecek bir gülümseyiş taşıyor, daha da önemlisi içimi ısıtan insanlar yanımda, yanımdalar ❤
Gelelim ingilizce yazmam gereken essaye ve içinde ki imla hatalarına.. Hataları beraber bulabiliriz :p Fazla olduklarını biliyorum ama bilmenizi isterim son bir saatim kalmıştı yazmak için, bir kez bile kontrol etmedim.. :'( http://elizabethcaty.blogspot.com/2012/04/love-in-korea.html Yazı burada :3 eleştiri yaparken çok kızmayın bana, biliyorum yanlışlarım var ve anlatacak daha çok şeyim... bazen zamanın durmasını istiyorum.. Özellikle ödevlerin yetişmeyeceğini anladığım anda.. son 10 dakika kala belgelerimi Kore Kültür Merkezine teslim ettim. ^___^
Bir hafta geçmişti, sınav yerini kontrol ederken acaba başvurular ne zaman sonuçlanacak diye düşünüp merkezin sayfasına girdim, aynı gün mülakat olacağı yazıyordu ama bana kimse haber vermemişti.. Telefonumu kaybettikten sonra, telefonsuz gezdiğim için de bana ulaşamamaları gibi büyük bir ihtimal vardı.. Evde kilere bana telefon geldi mi diye sorduğum da herkes anneme baktı ve küçük kıyamet yaklaştı.. Başvuru yaparken izin almamıştım, sadece Kore'ye bu yaz gitsek mi diye imkansız bir olasılık sunmuştum.. Annem deniz aşırı bir ülkeye gitme fikrimi hiç beğenmemişti ve tartışma başladı. En sonunda "bunu gerçekten çok istiyorum, hayaldi ve bu sefer gerçekten yakınım..." dediğim anda ablalarım bir anda benimle beraber tepki vermeye başladı ve durum o kadar canımı sıktı ki bir anda ağlamaya başladım.. Annem bir den saat 2 'de mülakatın var dediğinde, sınav saatimle mülakatın aynı anda olduğunu öğrenmiş oldum. Her şey bu kadar can sıkıcı bir halde olmak zorunda mı? Facebook'a girip müsteşarın online olduğunu görünce "ona mülakata kabul edildiğimi şimdi öğrendiğimi ve sınavım olduğunu söyledim, o da sınav saatinden sonra alınmak için Aynur hanımı aradıktan sonra beni 4:30 da alabileceklerini söyledi.."
Mülakatı şu anda yazmadan yazıyı upload ediyorum, ve şimdi toplantıya yetişmek için servise koşuyorum.. ^_~ Görüşürüz!!! ^_^ Bu tatlı gülümseme ile güle güle diyorum size :*




