Pazar, Aralık 19, 2010

Kore Elçisi ile Tanışma Yemeği ve Nanta


''Kore'nin dünyaca ünlü müzikal tiyatro-show grubu NANTA, 3 Aralık Cuma günü Ankara'da performans sergileyecek. MEB Şüra Salonu'nda gerçekleşecek bu muhteşem gösteriye Korea-Fans üyeleri, aileleri ve yakınları da davetlidir. Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği, Korea-Fans için de salonda kontenjan ayırmıştır. Davetiyeler ücretsizdir, başvurularınızı bugünden itibaren kabul ediyoruz. Başvurular kontenjanla sınırlı olacağı için, bize ayrılan davetiye miktarı kadar başvuru kabul edebileceğiz.''

Duyurusunu gördükten sonra hiç düşünmeden maile cevap attım..Ve evet sahneye çıkan kız benim arkadaşım Samdi, bizim oturduğumuz grup kazandı^_~..Nanta Avrupa'da tanınmış bir grup olmasına rağmen, Türkiye'de Asya hayranları da dahil kimse grubu bilmiyordu.Nanta'nın ilk gösterisinde görev almak için gönderilen mesaja istekte bulundum ve Nanta'nın sahne arkasında ki performansını da izleme fırsatım oldu.Hepsi de çok tatlılardı.Gösteri de balkonun arkasında ki son 3 sıraya biletleri almışım,gösteri başlamadan 10 dakika öncesine kadar bundan haberim yoktu,yeri bir bulmak için gittiğimizde çok üzülmüştüm.Sonra Nilay biraz daha önde bilet bulabiliriz istersen soralım demesiyle koşa koşa aşağıya indim,Hilmi hoca elinde 3 bilet kaldığını söyledi H sırasındaydı biletleri alıp balkona çıktık ama balkonda ki H sırası doluydu. :(

Sonra biletlerin ön sırada olduğunu görüp koşa koşa aşağıya indik.Ben Sejong Enstitüsü'nde ki sonsegnimin kızının yanında oturdum gösteri boyunca,Nil de bizim oturduğumuz koltukların sonunda oturmuştu Nil sonra sahneye çıktı..^_^İzlemek isteyenler için Korea Fans'a ait bir kanalda 2 video buldum;


http://www.dailymotion.com/video/xfxf63_03-11-10-nanta-ankara_creation
http://www.dailymotion.com/video/xfxfh8_03-11-10-nanta-ankara-2_creation
Nanta bittikten sonra Elçiliğin verdiği kokteyle kalan öğrenciler arasındaydım,bizim okuldan gelen Erasmus ,Exchange öğrencilerini yanıma çağırmıştım,daha sonra Nanta üyeleri de geldi...^^

Gösteriden sonra Kore elçisi Bestekar'da bir yemek düzenledi,yemek sırasında Kore fans'da yapılan yarışmada birinci olanlara hediye verildi,Nanta üyeleriyle bol bol fotoğraf çekilip uzun uzun sohbet ettik ve en güzel yanı Kore elçimizin vermiş olduğu sözlerdi..
1.Seneye Ankara'da bir Kore Kültür Merkezi açılacak
2.Kore'ye gönderilen öğrenci sayısı arttırılacak
3.Kore-fans sitesinde yapılan anket sonuçlarına göre Kore'den bir grup Türkiye'ye konser vermek için gelecek...
Bunlar o günün en güzel haberleriydi..Yemekten sonra Namkwan,Woo ,Nil,Sunın ve ben Somonimlere gittik ve minik prensesimizi uğurladık

Çarşamba, Aralık 08, 2010

78. Yurt 1. Kat~Gülümseyin..


Owen'ın dersinden sonra 78. Yurt 1. Katta ki mutfağa gitmek için Shiruku-chan ile hazırlandık.Gittiğim zaman teker teker Asyalı öğrencilerle tanışmaya başladık, İngilizce konuşurken yaptığım yanlışları hatırlamak bile istemiyorum.Zamanlar kelimeler hepsi birbirine girdi.Diane'ıda davet ederken de geçmiş zaman ekini kullanarak konuşmaya başlamıştım.Offf yaaa ne zaman gerçekten düzgün bir şekilde konuşmaya başlayacağım bu dili gerçekten merak ediyorum.

İlk girdiğimiz zaman Saeko hoca sebzeleri Tempura için dilimliyordu,bir bıçak daha olmadığı için ona yardım edemedim,sonunda bıçaklar geldi ve ben Kore yemeklerinin yapılacağı gruba sızdım.Sebzeleri kesmeyi Somonimden daha önce öğrenmiştim ama yumurtaları pişiren Namkwan prinçlere koşup, yumurtalarla kaldığım zaman yumurtaları onlar gibi çeviremediğimi fark ettim..Woo'dan yardım istedim sonra yine tek başıma yapmayı denedim bu seferde tabağa düz bir şekilde yumurtayı koymayı başaramıyordum..Sonra bir öğrencinin yardımıyla gerçekten güzel pişmiş yumurtanın 2 ye bölünmesine sebep oldum ve arkamı dönüp olay mahalinden ayrıldım.=)Beğenilmeyen havuçlar tekrar 3-4 parçaya böldük hatta bir sıra.Herkes çok komikti,koşuşturup duruyorlardı pişen yemeklerden tadıyorlardı.Havuçları doğrarken sonunda Tayvanlı öğrenci ile tanıştım.Ben geçen sene hazırlıkda pin sınıfındayken facebook'dan beni ekleyip üniversiteme gelmek istediğini söylemişti,ben de ona Genetik hocalarının e mail adresini gönderip,okulda çektirdiğimiz fotoğrafları göstermiştim.Yemekte onu da görünce çok mutlu oldum.Kore'den gelen erkek öğrenciler ne kadar hamaratmış ama yumurtayı somonimin yaptığı gibi katlamayınca gidip neden katlamadıklarını sordum.Sonra bu yaptığımı somonime ,samaraya anlatınca çok güldüler..Katlamaları gerekmiyormuş..:PBu sırada benim kestiğim havuçları da daha çok beğendiler...Chodgaraklarımızı alıp 4 kişi aynı tabaktan yemek için uğraştık.Full House'da ki 3 bear şarkısını Koreli çocuklarla beraber söyledik...:)

Asya grubunda muhteşem insanlarla tanıştım,aramızdan erken ayrılacak olan insanlardan dolayı üzülüyorum,gitmeseler olmaz mı?Sun-A'nın son iletisini gördüm;
Waters may dry.
Flowers may die.
But true friends will never say goodbye... gerçekten sahip olduğum arkadaşlarıma bende hiç bir zaman güle güle diyemedim.Bende ona en çok sevdiğim sözü gönderdim;
''Many people will walk in and out of your life but only true friends will leave footprints in your heart..'' and Never say goodbye..
Bugün Asya yemekleri yapacağız işte bunlar grup başkanımız Anıl'ın hazırladığı tarifler; (özür dilerim dili ingilizce)
Kore Yemekleri

Yaptığımız ramen de Çin eriştesi kullandık güzel olmuştu ama Leader ramen sanırım bir öğrenci için ramen yapmanın en pratik yolu.

Bibimbapın tarifini önceden anlatmıştım.
http://elizabethcaty.blogspot.com/2010/02/bibimbap-yapmaya-ne-dersiniz.html
Japon Yemeği

Hayatımda yediğim en güzel yemeklerden birisi ,Türklerin damak zevkine ne kadar yakın bir lezzet,içinde ki sebzeler ve patatesleri yağda kızarttıktan sonra oval şeklinde sunumu yapıldı.(sebzeler ,patatesler hiç bir şekilde ezilmeden)çok lezzetliydi..^^
Haftaya da Türk yemekleri yapılacak ama Türk yemekleri konusunda herhangi bir şey yapamıyorum.Umarım Türk mutfağını iyi bir şekilde tanıtabiliriz..

다비치~8282


Kalem elimde ve karşımda ki çizgileri izliyorum sonunda anime çizim dersindeyim.Bir kaç hafta önce lise arkadaşlarım beni lisede ki çizimlerimde etiketledi,o resimleri sakladıklarını bile bilmiyordum.Resmi görmemle kahkahayı bastırmam bir oldu,doğuştan bir yeteneğim olmadığının en büyük kanıtıydı bu resimler benim için ama hepsi benim yakınımda ki insanlardan birisini temsil ediyordu bu yüzden önemliydi hepsi de.İlk gazete haberim Kübra'da,ilk öyküm yetimhane öğretmeni Yaşar hoca'da,ilk şiirim ilkokulda'ki sınıf hocamda.İlk anime çalışmalarımda lise arkadaşlarımdan çıktı...=)Çizim derslerine tek başıma olacağımdan dolayı gitmek istememiştim ve sonra Shiruku-chan de benimle geleceğini söyledi,beni mutlu görmek için..:P 6 kişilik grubumuzda 2 kişi bize çizimlerde nelere dikkat etmemiz gerektiğini ,değişik çizim tekniklerini, nasıl serbest olabileceğimizi anlatmaya başladı.Hep beraber,exchange ve erasmus öğrencileri ile beraber çıkaracağımız dergi için çalışmaya başladık.Shiruku-chan eve gittikten sonra chibi çalışmaları(hepsi de muhteşemdi) yapmış hiç Cin Ali bile çizemem dediğine bakmayın Saeko hoca çizimlerinin ilk çalışmaları olduğunu duyunca ne kadar çok şaşırdı ve çizimlerde ki ifadelerin taklidini yaptı,bu kadar tatlı bir hoca olamaz..Saeko hoca bizim okulumuzda ki Japonca öğretmeni ve ilerleyen aylarda bize bir Mamoru Fujisava(Joe Hisaişi) müziklerinden oluşan bir konser verecek.Mamoru Fujisava Miyazaki'nin animelerinin müziklerini besteleyen ünlü müzisyendir.Konseri sabırsızlıkla bekliyorum.Yazıları yazarken dinlediğim müzikleri de paylaşıyorum bu Miseon'un bana ezberlettiği ilk Korece şarkı;

Asla güle güle Deme!


''Seni hatırlamayacağım.Sen benim bir parçamsın...
Senin gibi gülümser,güler ve kokarım...
Seni unutabilirim,ama hiç bir şey seni benim içimden söküp atamaz...''

Sanırım yazmaya uzun bir süre ara verdim ,sorumluluklarımı yerine getirmediğimden dolayı uzaklaşmak istedim ve şimdi ihtiyacım olduğu için geri döndüm.Yazmaya ihtiyacım var şu an içinde bulunduğum durum gerçekten berbat olmasına rağmen halen daha gülümsemeye devam ediyorum,tek korkum yalnız kaldığımda her şeyi tekrar hatırlamak.Durup düşündüğüm zaman yanımda ''benim ben olmama rağmen'' kalan insanlardan dolayı gerçekten her şeyin benim için ne kadar mükemmel olduğuna inanıyorum.Ben mükemmel değilim ,her insan gibi yalan söyleyebiliyor ,bilinçsizce hareket edebiliyorum ama beni mükemmel yapan insanlar var...Yarın Milgram deneyinden yola çıkarak Einchmann'ın bir sözü hakkında bir yazı yazmam gerekiyor,bu yüzden uzun bir gece beni bekliyor çünkü hazırlanmak için Schindler's list'esini izleyeceğim ve ben burada oturup size yazı yazıyorum.Düşüncelerim ya da anılarım sizin için değerli mi bilmiyorum ama onun benim için olan son dileklerinden birisi bu...
Ve korkarım biriktirdiğim çok şey var,Beth geri döndü!