Perşembe, Aralık 06, 2012

Hanbok!



Kore'ye gittiğim zaman almak istediğim ilk şey hanbokdu (Kore geleneksel elbisesi). Fizik Olimpiyatlarında rehberlik yaparken Fatih ağbi Minkee sonsengnimin Türkiye'den ayrılıp Kore'ye döneceğini bu yüzden hanboku vermek istediğini söyledi. O gün tatile çıkacağımız içinde bohçalanmış bir şekilde hanboku bana getirdi. Geleneksel bir gelinlik; altı koyu pembe üstü krem ama kolunda şeritler var. Etek kumaşında güller var. İçinde de beyaz bir elbise (sade gelinlik de diyebiliriz) Gelin ayakkabıları, çoraplar, cüzdan, gelinin ellerini kavuşturduğu zaman tuttuğu nakış.. Her şey bohçanın içinde duruyordu.
Kore'ye gittiğim zaman Teddy Bears müzesini ziyaret etmek istemiştim hep ama ne yazık ki programda olmadığı için gitmedik. Müzelerde ki hanbok giymiş olan bebeklere gözüm takıldı. 50.000 won ile 250.000 won arasında değişiyordu fiyatlar.



     Bir kaç gün sonra Seoul - Insadong'da aynı bebeklerin farklı bir maddeden yapıldığı için 20. 000 - 40.000 won arasında satıldığını görünce mutlu olup, hemen bir tane aldım. :)
Benim bebeğimde aşağıda ki bebeğin kırmızı eteklisi. :)

Kore'de neler yemişiz neler?

Neşe dolu soframıza hoşgeldiniz! (Yemeklerin bir kısmının ismini unuttuğumu hatırlatmak istiyorum.)

Bibimbap (favorim)
Kahvaltı? 
  Kahvaltı ^_~ yanında kızarmış tost ekmeği, mısır gevreği ve kahve ile birlikte (isteğe göre meyve suyu)
Busan dan aldığımız bir içecek; içinde süt, buz, ... (kırmızı fasulye ?)
Mangal keyfi! Dramaları izlerken ne kadar çok özenmiştim =>
Ahtopat! yemediğime emin olabilirsiniz. :[
Jjajangmyun
Sanırım Mart ayının 14 'ünde bekarlar toplanıp jjajangmyun yiyor birlikte. Nasıl sevgililer günü, anneler gününü kutluyorlarsa bekarlar için de özel bir günleri var. Deniz'in bulunduğu okulda 14'ünde yemekhane de çıkan yemek de jjajangmyunmuş. Öğretmenleri öğrencilerinin foreveralone olmasını istiyor bilmiyorum. :3
Sokakta yemek yiyerek yaşayabilirim bence ben, sokak favori yiyeceğim hodduk ^.^ Kendimde yapabiliyorum hem artık.
Aşağıda bulunan tavuğun içinde tatlı bir pilav vardı. Yanında fincanlarda duran şey soju ve mısır suyu
Sebzeli krebe benziyor, burada da pişirebilirsiniz.             
Latin Amerika'da üher ülkenin farklı çikolatalı bir tatlısı var, herkes getirdiği için hepsini deneme şansım oldu.
Oppa ellinden Kahramanmaraş dondurması yiyeceğimiz günler de gelecekmiş!

Dondurma! ^_^
Bir kahve almaya gidebilir miyim? 

Soğuk bir şeyler içmeye ne dersiniz?
Kahve Zamanı!
Açık Büfe Zamanı!
Çorbanın içinde karides olduğunu çok iyi hatırlıyorum.
Bibimbap
Çekirdek nasıl çitlenir dersleri başarıyla verilmiştir. :3 Ruslar ve Ukraynalılar çekirdeği bizim gibi çitlerken; Arjantililer ağızlarına tüm çekirdeği atıp daha sonra çekirdekleri çıkartıyorlar. Koreliler çekirdekle yeni tanıştılar :)
Ezgi Rüyamda görsem inanmam dedikten 5 dakika sonra pizza yemeye gittik! ^_^ Dilekler 


Ilk Durağımız - Seoul - Konkuk Üniversitesi

Vardığımız zaman bizi karşılamaya gelenler arasında Dünya'nın en tatlı rehberi olan Deniz'i gördüğüm zaman yüzüm de kocaman bir gülümseme vardı; hayatımda ilk kez tek başıma kaldığımı düşünmüştüm. Yolculuk, biletler.. her şey sıkıntılı geçmişti benim için, mutluydum bir yandan da yorgun düşmüştüm. Burası üniversitenin  içinde bulunan gölün kenarında ki dinlenme yeri. Bir kaç adım ileri de Seoul sokakları sizi bekliyor. Gitmek için sabırsızlanıyordum ama rehberler izin vermediği için yurtta kalmak zorunda kaldık. Deniz 'de bizimle birlikte bizim kalacağımız üniversiteye geldi, beraber yemek yedik.. Kampüs canlıydı, bir spor arabanın yanında durup arkadaşlarıyla konuşan bir çocuk etrafımız da tur attıktan sonra arabasına bindi. İlk düşünceme gelince başından bir kase ramenin dökülmesiydi..  Üniversitenin içinde ki kantinden lotte markalı çikolatalar ve bisküviler almıştık 
Neden bizim okulumuzun içinde bulunan göl değerlendirilmiyor? *_*
Burası kaldığımız yurt, bank da oturan öğrenciler de Kırgız ve Özbekler sanırım.. Asistanlarda girişte duruyor.. ^_^ Bu üniversitede ki eğitim durumu hakkında çok fazla bir şey bilmiyorum ama yurtları geniş bir oda ve banyoya sahip.  Kampüsün içinde bulunan gölde ayrı bir güzellik katıyor. Bilkent üniversite'sinden daha güzel bir kampüsü olduğunu söyleyebilirim.. Şehrin içinde olması bile benim için muhteşem bir şey.
Odalarımızın yer aldığı koridor;

Kiraladığım telefonu kullanmaya çalışırken camdan Seoul'a bakıp asansörün yanında bulunan koltuklara oturmuştum. Türk arkadaşlarım yerleşirken Deniz'in yanında kaldığım için Eva chan ile Ülker chan'in arkadaşları geldiği zaman onlarla tanışamadım =/ Babamla konuştuktan sonra birisinin adımı söylemesiyle kollarımı kocaman açtım ve aybam Nurana'ya sarıldım. Daha önce onu görmemiştim ama sık sık nette konuşuyorduk. Kore'de olduğum sürece bana her zaman yardımcı oldu. Umarım yakın zaman da Azerbaijian'a gidip onu görebilirim ^.^ Caaan diye bağırmaya başlayacağımızı biliyorum!
Bu evler çok sevimli görünüyor, fiyatlarının Seoul'da ki evler arasında pahalı olacağını düşünmüştüm ama daire sayısı fazla olan bu binada ki ev fiyatları sandığım kadar yüksek değilmiş ama yine de Türkiye'de ki fiyatalara göre yüksek olacağına eminim.. ~.~
Seoul sokaklarında ki falcıların ününü hiç duymamıştım *_*

Kore - Nied grubunda ki arkadaşlarımla tekrar bir araya geliyorum!


         Gülümsediğim her bir anda kendimi farklı bir gülümsemeye bakarken buluyorum, onun ışığında ki tüm yansımayı içime çekmek istercesine tebessüm ediyorum. Kore'den döndüğüm zaman Trabzon'a gidince internetim olmadığı için arkadaşlarımla uzun süre konuşamamıştım. Derslerim başladığı zaman iletişimi sıkı tutmak için açmış olduğumuz South Korea grubunda sürekli özledim mesajlarını gördükçe bir daha bir araya gelmeyeceğimizi düşünüp sayfayı değiştiriyordum Arjantili arkadaşlarım ( Birlikte servis yolculukları boyunca Natalia Oreiro şarkılarını bağırarak söylediğimiz  ) ile buluşacağım desem kim inanır? . Evet Gangnam klibinin çekildiği serviste bir zamanlar Natalia Oreiro şarkıları ile dans etmiştim. Noe, Alex ve Tamara (aramızdan birisi değil ama Euge'nin arkadaşı olduğu için şimdiden kaynaştık) ile 24 Aralık da bir araya geliyoruz. Gelecekleri tarihin final haftası olması dışında çok mutluyum!
     Yanda ki harita Latin Amerikalıların hangi ülkeden geldiklerini karıştırdığımız için Martina' nın yapmış olduğu bir çizim. Martina daha önce Türkiye'ye de gelmiş, Chile'de ki eğitim ücretleri ve koşulları diğer ülkelerle karşılaştırdığın da bende farklı ülkelerin eğitim düzeni hakkında bilgi sahibi oldum. Kısa bir zaman dilimiydi ama farklı diller ve kültürler bir araya gelmişti, geceleri bizim odaya geldiklerinde uzun uzun konuşurduk. Latin Amerika, Orta Asya, Türkler ve Ruslar.. Giderken bir sürü Koreli arkadaşım olur diye hayal etmiştim hatta Ezgi'ye oppa saranghae başlıklı bir video çekeceğime de söz vermiştim ama ... ~_~ Hepsi de çok havalıydı; soru dağarcıklarını düşünürsek;
 ~  Bir şeyler içmeye gidelim mi?
 ~  Beraber korece çalışalım, sende bana ingilizce?
 ~  Are you kakaotalk? Yes , I'm kakaotalk :3
 Ve benim sorduğum sorulara gelince;
 ~ Kayboldum? (Üzgün gözlerle beni gideceği yere kadar bırakmalarını sağlama, hehe adresi anlatamayacağını anladığı anda adım atacaktır!!! ^_~)
Tekrar uçağa binip Kore'ye gitmeyi o kadar çok istiyorum ki şu an düşünmem gereken 5 ders var, üstelik bunlardan ikisi bölüm dersi ve yazın yapacağım stajı etkileyecek. Bölüm nasıl gidiyor diye sorarsanız, yoruldum, isyan etmemen gerekiyor, biliyorum çünkü çevremde ki herkes her anını çalışarak değerlendirmeye çalışıyor. Haftanın en az iki günü uyumayıp ders yapmaya çalışırken benimle beraber ayakta kalan arkadaşlarımla konuşmaya başlıyorum. Bir kaç hafta önce bölüm başkanı bana bir staj gönderdi, ona başvurmak istiyorum. Staj Tayvan'da ve başlangıç seviyesi Çince öğretecekler. (Öğrendiğim Çince'nin başlangıç seviyesinden sonra ki aşamalara geçebileceğimi zannetmiyorum  ) Tayvan'a staj başvurusu yaparken Selcen ile beraber gidebiliriz ama bu sene etkinliklerde Çin Kültürünü anlatacağımızdan okulumuzda ki asya kulübü ile araları nasıl olur bilmiyorum. Bugün içimde ki fırtınaya rağmen sevdiğim insanların neşesini duyup buraya gelip yazı yazmak istedim. Şerife blogun sana ait olduğunu hissediyorum :) ve bu yüzden çok mutluyum. Aramıza hoş geldin, 24'ün de Noeler geldiği zaman sende burada olmalısın. Finallerim var, neden yanlış zaman da yanlış yerde..  

Bu sırada extended reader için bir gui design raporu hazırlamıştım onu da sizinle paylaşmak istiyorum;





Pazartesi, Aralık 03, 2012

NHK - We Love Japanese Song! 2013

      İzmir Jikad vakfının resmi facebook sayfasında yapılan bir paylaşımı gördükten sonra NHK' nın düzenlemiş olduğu We Love Japanese Song! adlı yarışmaya katılmak için arkadaşlarım hazırlıklara başladı. Sözleri paylaştıklarında beni de aralarına aldıklarını fark ettim, bir yandan onlarla beraber katılmayı çok istiyordum, bir yandan da bunun sorumluluğundan korkuyordum. Şarkı seçimleri sırasında Pazar günü videomuzu çekip, pazartesi günü videomuzu hazırlayıp upload ettik. Shoujo Spin grubumuzun adı, 5 kişiden oluşuyoruz. Aramızda Azerbaycanlı bir arkadaşımız da var. Hepimiz farklı üniversitelerde Uzak doğu' yu (Ankara, Bilkent, Çankaya, Metu, Hacettepe) en iyi şekilde tanıtmaya çalışıyoruz. Bizi tanıştıran şey Uzak doğu sevgimiz.. Farklı üniversitelerde okuduğumuzu öğrenen herkes hepinizi aynı sınıfta zannediyorduk diyor.. Dünya çok küçük ve insanları bir arada tutan şey sahip oldukları sevgi.  İşte burada kanala yüklenmesini beklerken büyük bir sabırsızlıkla kanala yorum bırakmıştım. Videoyu tam thanksgiving (şükran) bayramı olduğu zaman bıraktığımız için iki gün sonra yüklenmişti. Yüklemeden önce bize mesaj gönderdiler ve videomuz hakkında ki ilk yorumlar Yasuka -sandan geldi. :) 

Yarışma linki yüklendiği zaman servisle evime dönüyordum, Pınar chanin mesajıyla serviste ki arkadaşlarım linke bağlanıp hemen oy kullanmaya başladı.. Eve geldiğimiz zaman Japon kültürü ve anime sayfaları ile iletişime geçip yarışmaya katıldığımızı herkese duyurmaya çalıştık. Elçiliğe mail attım, ardından da Sasatani -san'a gönderdim. Kendisinin de sevdiği bir şarkı olduğunu ve başarı dilekleri iletti bize. Çok güçlü rakiplerimiz var, yarışma oylara bağlı olduğu için kazanmanın zor olacağını düşünüyorum.  Kendi oyumu gönderirken biz kaybetsek bile kazanacağız çünkü güçlü bir arkadaşlığımız var. Buna sahip olduğum için şanslıyım. İyi ki yanımızda varsınız diye mesaj attım. 
            Videomuz burada: Secret base ~Kimiga Kuretamono~ - Shoujo Spin (Sanırım blogumda ilk kez resmimi hatta direk videomu paylaştığım ilk yazı olacak bu :p)

Oylama devam ediyor bizden yardımlarını esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum. (^_-)-☆

Pazar, Aralık 02, 2012

Pyramidoslu Günler


    Pyramidos'un Türkiye'ye geleceğini öğrendiğim zaman grup sayfasına mesaj atıp, onlara Ankara'da da bir konser verip veremeyeceklerini sormuştum. Grup solisti Rodehihi'yi arkadaş olarak ekledikten sonra bu konuyu konuşmaya başladık ama ingilizce anlayamadığını düşünüp etrafımda döne dolaşa Japonca birisini aradım, çeviri için bir metin hazırlayıp Fumikochan'e gönderdim, ondan önce de İzmirli arkadaşım beni Süme chan ile tanıştırdı. Furkan, Pınar ile de birlikte gruba baskı yapmaya başladık. Yazdığım mektubu çevirdikten sonra Rodelere gönderdik ve Rode duygulanıp gelmeyi kabul ettiklerini söyledi. Ardından okulda olacak olan konser için sahne, Japonya'dan gelen grup için 3 lojman ayarlayıp elçiliğe hızlı bir mesaj gönderdik. Onları alması için bir araba ayarladık, Ankara Üniversitesi Japonca bölümünde ki topluluk ile iletişime geçtik.  Onlarda bizim için Shouran Bushi dansı yaptılar.Etkinlik sıralamasını yaklaşık bir sene geçtiği için hatırlamıyorum ama Shouran Bushi dansından sonra Nijuuni grubu sahneye çıktı;
        Hazırlıklarımız sırasında çekilmiş bir fotoğraf: Yasuko chan Japon Kizuno arkadaşlık sergisini hazırlıyordu, masaların designı ile de arkadaşlarım ilgilenmişti. Azerbaycanlı, Japon ve Türk arkadaşların bir kısmıda mutfakta yapılacakları hazırladı. Hazırlıklar tamamlanıp onigiriler de geldiği zaman yukata giyinip kampüste dolaşmıştık, bir daha yapabilir miyim hayır! O gün bunu kabul etmemin tek nedeni de final haftasının ve son günler olduğu için hayalete dönmüş bir kampüsün içinde olmamızdı. :)
   Ardından da beklenen an geldi.. Pyramidos grubu ;
Bilkent Doğu Asya Kulübü etkinliği olmasına rağmen yardımların çoğunu dışarıdan almıştık. Ankara Üniversitesi Japon Dil ve Edebiyatı bölümü, Furkan (founder of Torucon), Pınar (Nijuuni ve Shoujo S grubunun kalbi),  maid cafe dileklerimizi yerine getiren Ilgın'a Sümeyye chan'e (+ japonca çevirileri), kokoshi bebekler için Ülkere, onigirileri ve sushileri hazırlamamızda yardım eden Eva chan ve Hirokiye teşekkür ederim. Hayatımda yaşadığım en ilginç doğum günümdü de diyebilirim. Sahnede pastamı üflerken yanımda olan herkese teşekkür ediyorum. Kimin fikriydi bilmiyorum ama yanaklarımın kesinlikle renkten renge girebildiğini hissediyorum! Ahh ah! İyi ki varsınız!

Lanternlerin (Dilek fenerlerinin) uçabileceğine hiç inanmamıştım derken?