Cumartesi, Mart 03, 2012

Popüler Japon Şarkıları Konseri - Türk Japon Vakfı




Popüler Japon Şarkısı
Yer: Türk Japon Vakfı
Gün: 2 Nisan 2012
Saat:20:00



          “Dankai-sedai” ya da “Kitlesel Kuşak”, baby boom kuşağı bugün Japonya’nın nüfusunun en geniş sınıfını oluşturmaktadır. Bu kuşağa ait olan insanlar İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen sonra doğmuş ve Japonya’nın ekonomik büyümesinde önemli bir rol ‘oynamışlardır’. Günümüzde neredeyse hepsi emekli olmuş ve çoğunlukla rahat yaşamlar sürmektedirler, ancak bu kadar uzun sure çalışkan arı rolünü oynadıkları için ‘sahne’den uzaklaşmak onlarda bir yalnızlık duygusu uyandırmıştır.


        11.03.2011’de Japonya büyük hasar gördü. Felaketin merkezinde coğrafik özellikler dahi değişti. Bir süre sonra, olayın etkisi altındaki bölgede bazı popüler müzik parçaları yaygınlaşmaya başladı, oradan da bütün Japonya’da. Bu parçalar “Dankai-sedai”, baby boom kuşağının aşina olduğu ezgilerdi; onlar hayatlarının en güzel devresindeyken ve tam Japonya’nın büyümesine katkıda bulundukları sırada popüler olan parçalar. Bu büyük felaketten sonra, insanlar felaketin geride buraktığı yaraları sarmaya başlamış, “Dankai-sedai” bu çalışmalarda liderlik rolünü üstlenmiştir, müziği sadece mağdurlara değil kendilerine de cesaret vermek için kullanmışlar ve böylece bütün kuşakları kapsayan bir dayanışma doğmuştur.
Konserimizde yer alıcak ezgiler “Dankai-sedai”nin bu müzik parçalarının baz
ılarından oluşuyor.


Saeko Ohashi
Piyano

Japonya’da Ulusal Gifu Üniversitesi ve Nagoya YWCA Enstisü’nden yabancı uyruklu kişiler için Japonca eğitimi konusunda mezun oldu. 1995 yılından beri Bilkent Üniversitesi bünyesinde Japonca eğitmeni olarak çalışmaktadır.
Müzik eğitimi ise 9 yaşında Yasuko KAWAMURA’dan özel piyano dersleri ile başlamıştır, daha sonrasında Nagoya Müzik Okulu’nda Mayumi İTO’dan piyano dersleri almıştır. Piyanonun yanısıra, Nagoya Hammond Org Okulu’nda jazz orgu ve Nagoya Gotanjoo Catholic Kilisesi’nde borulu org öğrenmistir. Piyanoyu sadece bir hobi olarak değil aynı zamanda yoğun günlük yaşamdan arınmak için bir tür meditasyon olarak çalmaktadır.
Japon müziğini tanıtmak için Marina Rahmatullaeva (Çellist, Bilkent Üniversitesi) eşliğinde ve solo olarak Bilkent Üniversitesi kütüphanesinde 2004’den beri her eğitim döneminde bir-iki defa olmak üzere mini-konserler vermektedir.

Miho Murakami
Klarnet

Genel Eğitim
2001-2004 Kunitachi Müzik Akademisi, Koichi HAMANAKA, Tadayoshi TAKEDA yanında.

Müzik Eğitimi
2000-2001 Emiko Owada’dan ilk Klarnet dersi
2000-2002 Kunitachi Müzik Akademisi, Koichi HAMANAKA yanında
2001-2004 Kunitachi Müzik Akademisi, Tadayoshi TAKEDA yanında
2010- Nusret Ispir (Turkiye)’den Klarnet dersi
2000-2001 Tomoko Okubo’dan Piyano dersi

Master Dersleri
2000 Hamamatsu (Japonya)’da Kenneth GRANT’den Master Dersi
2004 Hamamatsu (Japonya)’da Tatsuzo AKASAKA’dan Master Dersi

Yarışma Ödülleri
Aralık 2006 Tokyo’da Solo Enstrüman elemeleri Birincilik ödülü
2006-2008 Fussa Wind Band’ın İkinci Klarnetçisi
2009 Hamamatsu Filarmoni Orkestrası Bas Klarnetçisi
2009-2011 K.J Winds (Karl Jeitler Winds)’in Klarnetçisi
2010 Hamamatsu Academic Winds’in Bas Klarnetçisi
2010-2011 Musik Verein der Stadt Tenryu’nun İkinci Klarnetçisi
Dec.2011 Bilkent Senfoni Orkestrası’nın İkinci Klarnetçisi


Klarnet: Miho MURAKAMİ    Piyano: Saeko OHASHİ

1. Mata kimi ni koi shiteru                              Masaaki MORI
( Bir kez daha seni seviyorum....)

2. Kawa no nagare no yooni                            Akira MITAKE
( Nehrin akışı gibi )

3. Hanamizuki                                                   Tatsuroo MASHIKO
( Hassas çiçeğin ismi )

4. Ue o muite arukoo                                         Hachidai NAKAMURA

( Yüzümüzü gökyüzüne çevirip yürüyelim: ABD’de Sukiyaki-şarkısı olarak bilinir)

5. Ii hi tabidachi                                                  Shinji TANIMURA
( Yeni bir hayata doğru )

6. Sotugyoo shashin                                           Yumi ARAI
( Mezuniyet albümü )

7. Toki no nagare ni mi o makase                     Takashi MIKI
( Kendini zamanın akışına bırak)

8. Shiretoko ryojoo                                           Hisaya MORISHIGE
(Shiretoko yarımadasında bir yolcu)

9. Amagi-goe                                                    Tetsuya GEN
( Amagi dağı üzerinden )

10. Kosumosu                                                   Masashi SADA
( Kosmosun çiçeği)

11. Nagori yuki                                                 Shooji ISE
( Son kar )

12. Jidai ( Zaman )                                           Miyuki NAKAJIMA

13. Yoake no scat ( Gündoğumunda scat)       Michio YAMAKAMI



Cuma, Mart 02, 2012

THEATERS FOR JAPAN


SHINSAI : THEATERS FOR JAPAN is an independent event initiated by Theatre
Communications Group (USA) and the Japan Playwrights Foundation, with
participation from Ensemble Free Theater Norway. SHINSAI will perform at
the Main Theater Hall at Bilkent University on Sunday, 11 March 2012. 
All Bilkent University staff and students are invited to attend.


SHINSAI : THEATERS FOR JAPAN

an international theater event to raise awareness of the impact of last
year´s earthquake on Japan´s theater community

"A Problem of Blood"
by Yoji Sakate (Japan)
directed by Brendan McCall (USA / Norway)

"The Length of This Play Has the Half-Life of Uranium"
by Suzan Lori-Parks (USA)
directed by Zeki Tüzün (Turkey)

"A Guide to Japanese Etiquette"
by Doug Wright (USA)
directed by EK McFall (USA)

Lighting by Yılmaz Ertekin
Assisted by Beste Güven


Date: 11 March 2012
Time: 18.00


Admission to this event is FREE. However, donations will be accepted to go
to the Japan Playwrights Foundation, which will assist individuals in the
theater community who were affected by last year´s devastation in Japan.
Or, individuals may donate directly at


For more information:
Ensemble Free Theater Norway: www.ensemblefreetheaternorway.com
Theatre Communications Group: www.tcg.org
Japan Playwrights Foundation: www.jpwa.jp
Shinsai:Theaters for Japan: www.tcg.org/shinsai/

Perşembe, Mart 01, 2012

Atsushi Hosogaya Manga seminerinden Kısa notlar


         Hayallerim yavaş yavaş gerçek olsun istiyorum. Atacağım her adım beni biraz daha yaklaştırsın istiyorum ama gittikçe uzaklaşıyor gibiyim. Dilara-san liseden mezun olduktan sonra Tokyo Politeknik Üniversitesi'ne gidip manga bölümünü okumaya başlamış. Kikumasan' ın evindeyken Deniz ben ve Begüm ona eğitim hayatı hakkında bir sürü soru sorduk, ilk gittiği zaman neler yaptığını, zamanın nasıl geçtiğini anlattı bize. İlk haftanın kendisi için gerçekten çok zor geçtiğini internet bağlantısı kuramadığı için koridorda ağladığını, geri dönmek istediğini söyledi. Japonca derslerinin başlamasıyla ve yavaş yavaş arkadaş edindikten sonra Japonya'yı sevdiğini söyledi ve bir ay sonra mezun oluyor. Atsushi Türk Japon vakfında ki son seminerde 70 kişilik bölümden sadece 10 kişinin mangaka olduğunu diğerlerinin manga araştırmacısı ya da diğer işlerde çalıştığını söyledi. Dilarasan'da bir kaç sene Japonya'da çalışmak istediğini ardından Türkiye'ye gelip manga kültürünü tanıtmak için çalışmalar yapacağını söyledi. Şimdi elimden geldiğince kulüp aktivetelerin de  onlardan yardım almaya çalışacağım. Hosagaya- san bize yardım etmeyi kabul etti. Aklımda muhteşem fikirler var, bunun için de etrafı mail yağmuruna tutacağım. Miyazaki ile tanışmayı çok istiyorum ve belki hayaller yakın zaman da gerçek olur. <3
       Kikuma-san (Japonya Kültür müsteşarı)  Ankara'da verilecek olan seminerlerden önce bizi evine davet etti. Görsel Kültür topluluğu ile beraber onların evine gittik. Aralarında olduğum için onlara teşekkür ediyorum. Kikuma-san'ın eşi gerçekten çok tatlı bir hanım efendi, bizim için bir sürü yemek hazırladı, beğendiğimiz lezzetlerin tarifini de aldılar. Ayrıca baklava açmayı da öğrendiğini söyledi bana.Mağrifetli parmaklar ve yapılan yemekler de burada; 
Kikuma-san'ın davetinden dolayı Hosagaya-san'a da birebir soru sorma şansı elde ettik, kendisi en iyi mangaların seçildiği bir komisyonda jüride görev aldığını söyledi.İlk videoda ilk çıkan animeleri gösterdikten sonra bu mangalara geçiş yapıyor. Benim en çok üstünde durmak istediğim mangalar ise bizi anlatan mangalar, Hosagaya-san gelirken Türklerle ilgili mangaları da getirmiş;

               Görmüş olduğunuz manga İstanbul'da geçiyor, ve kapağın kapağında ki kişi İngiliz birisi ve M. Kemal Atatürk'ü katıldığı savaşlarda, seyahatlerinde her zaman izliyor ve onu koruyor. Bunu okumayı gerçekten çok istiyorum, çünkü Japonya sık sık siyasi ilişkilerin durumunu manga ve animeye taşıyor. Hetalia adlı animede karakterler ülkeleri temsil etmiş ve animede ki Türkleri anlatan Sadık sıkı dostluğu ile tasvir edilmişti.

Burada da Harem anlatılıyor, mangakanın anlatımıyla kapakta ki karakterin Hürrem Sultan olduğunu anladık ve aramızdan minik bir Sülüman sesi çıktı. 

            İlk 3 bölümünün Japoncasını bulup, teker teker resimleri incelemiştim. Halı desenlerimiz, sofra adabımız, kapılarımızda ki oymalara kadar her şey bir bir işlenmiş. Japonların siz Atalarınızı örnek almıyorsunuz sözünü bir kez daha hatırlıyorum. M. Kemal'e yazmış olduğu bir mektupta Afet İnan kendisine yabancı gazetecilerin M.Kemal yeni sistemi seçerken kimlerden, hangi ülkelerden örnek almıştır sorusuna, şanlı Türk tarihinden ve çalışkan Türk milletinden ilham alarak yapmıştır dediğini yazmıştı. Bazen bu tablodan gerçekten uzak olduğumuzu düşünüyorum. Eleştirmeyi herkes çok seviyor burada ama gerçek daha acı, kimse elinden geleni yapmıyor. Hepimiz kim olduğumuzu unutmuş ve  sadece diğer insanlara kızıyoruz bunun için. 

İşte bu da Hitit döneminde Anadolu topraklarında geçen diğer bir manga. Günümüzde yaşayan Japon bir bayan kurban edilmek için geçmişe çağrılır ardından prens onu haremine alır ve hareminde ki tek kız olur. Sürekli kavga eden çiftin ilerde ne yapacağını öğrenmek için okumaya başlayacağım. =) Arkadaşımdan hikayeyi dinleyince çok merak etmiştim.

Mangakanın en çok sevdiği manga, çocukluğunda okumuş olduğu;  http://myanimelist.net/manga/1325/Phoenix
Türkiye'nin ilk comiket kitabı; http://www.anime.gen.tr/haberdetay.php?id=1417
Aşağıda diğer mangalarında tanıtımları yer alıyor, izlemek isteyenler için Eva chan youtube kanalına yüklemiş. Herkese iyi seyirler.