Çarşamba, Eylül 01, 2010

Sonbahar Yağmuru


Yapraktan düşen su damlası Cathy'nin saçlarından yavaş yavaş süzüldü..Sonunda beklenen mevsim geldi..Yarın 6 saatlik bir ingilizce sınavım var,kelimelere son kez bakmak yerine oturup birşeyler yazmak istedim umarım yarın ki sınavın writing kısmında da düşüncelerimi iyi bir şekilde dile getirebilirim..
Bir dilek diliyorsun ve gerçekleşiyor ama her zaman bir şeyleri eksik diliyorsun.İşte bu yüzden artık dilek dilemek istemiyorum..Dilediğim dileklerin gerçekleşmesinden sonra bana yaşattığı zorluklar o kadar fazla ki..Busel~CS gibi..Temmuz ayının 23'üne kadar okula gittim ama yaz okulunda kaldığım için değil; aksine hiç bir kurda kalmadan ilerlediğim için pre fac'i yazın okumakla ödüllendirildim..Bakınız idymo'nun resmi sitesine..Tatil olduğumuz zaman bir dershaneye daha yazılmamak için babama kurs fiyatlarının 8 milyara yakın olduğunu söyledim ve onu ikna etmeyi başardım..Ve beklenen hazin son..Annem 25'i için Trabzon'a biletlerimizi aldı ve istemediğim,sürekli yalnız kaldığım bir şehre doğru yola çıktım.Trabzon'a gelen lise arkadaşlarımla da görüşmedim,nete de giriş yapamadım..Ayın 11'inde arkadaşım Türkiye'den ayrıldı ve ben onu son kez göremedim oysa ki annem 8'inde dönebileceğimi söylemişti.Ve ben de ona 11'inden önce geleceğime dair söz vermiştim,son mesajım gitti mi ondan bile emin değilim..Özür dilerim, gerçekten özür dilerim yu..
Sonunda telefonum çaldı ve sonsengnim İngiltere'den döndüğünü söyledi..Her üzüldüğüm anda yanımda olup,bir şekilde neşelenmemi sağlıyorlar.Üzüntülü anlarımda onların yanına gidip onların sıcacık gülümsemelerini izliyorum.Mi Seon'ın bize gelmek istediğini söyledikleri zaman çığlık atıyordum nerdeyse sevinçten..Mi Seon Tükiye'ye Şubat'ta gelen koreli bir öğrenci,ilk geldiği zaman ona Ankara'da rehberlik yapmıştım,ikimizinde bildiği ortak bir dil olmadan karlı bir günde..:)Ve onun ajandasından bir kare;

Sabah beş buçukda kalkıp hazırlanmaya başladım,okula gittiğim her gün 5 dakika daha uyumak için saati erteleyip sonrada servisi kaçıran ben kendi kendime uyanmayı başardım...:)Amcamın oğlu beni terminale bırakmak için geldi,Trabzonda üzüldüğüm zaman derin derin içimi dökdüğüm dalgaların tebessümüne bu sabah bende katıldım.Ve sonunda MiSeon geldi..:)Her şey bir anda mükemmel oldu,sanki MiSeon sihirli bir periydi ve tüm sihriyle yanımdaydı..MiSeonla gezerken rastladığımız dede(sanırım uzaktan akrabamız,aile bağlarımız konusunda pek bir fikrim yok) bize kim olduğumuzu sordu..MiSeon'ı tanıtırken onun Kore'den geldiğini söyledim ve dönüp ''AAaaa kızım Konya'nın neresinden geldin?''diye sordu..
Kore ile Türkiye arasında ki bağı yıllar öncesinden Korede savaşan atalarımız kurmuş ve bize muhteşem bir kardeşlik bırakmışlar.Birbirimizden uzak olmamıza rağmen kültürel bağ oluşmuş,bezerliklerimiz çok fazla..MiSeon çok güzel kırmızı çay demliyor,Trabzona geldikten sonra ki gün çarşaf böreği yapmasını da öğrendi annemden ve içli köfte de yapabiliyor.:)Beraber korece,türkçe ve ingilizce çalıştık..İlk 2 gün anneme fındık toplarken yardım ettik,Miseon fındığı yapraksız ve hızlı toplamayı başardı.Burucuya ilk gelişi olmasına rağmen hiç kayıp düşmedi..

Akşamları minik rehberimiz Altuğ'la gezintiye çıkıp,oyunlar oynadık..Gezerken ilk kez karşılaştığım çocuklar arkamızdan ''Konichiwa''(japonca merhaba) diye bağırdı.MiSeon ben Koreliyim ama neden japonca söylüyorlar dediği zaman şaşkınlıktan afallamıştım,nerden japonca merhaba demeyi öğrendi bu çocuklar?Yine mahalleden bir kaç çocuk korece öğrenmek isteyip,Koreye gitmek istediklerini söyledi,MiSeon'la tanıştıktan sonra,Ankara'ya döndüğümüz zaman damat adaylarından da haber aldık.:)Bu sırada bu yaz kına yaktık kadınlar arasında ve kurban ben oldum..(önceden miseon belly dance kursuna gitmiş,güzel bir akşamdı xD)Evimizin balkonundan çekilmiş bir fotoğraf;

Merkeze indiğimiz zaman tüm kuzenlerim onunla tanışmak için onu bekliyordu..Hepside aynı soruları sordu,özellikle ağbisi olup olmadığını sordular.Evet söylüyorum Mi Seon'ın 22 yaşında Tıp'ta okuyan bir ağbisi var.Ama uzak durmanız gerekiyor..xD

Forum alışveriş merkezine Mi Seonla beraber gittiğimiz zaman erkek bir satış elemanı yanımıza gelip ingilizce konuşmaya başladı bende devam ettim,sonra diğer satış elemanı gelip ''siz türkçe biliyor musunuz?''dediği zaman ''evet,ben Türküm''dedim..Diğer satış elemanın yüzünü görmeniz gerekiyordu..Ayasofya'da da kendi arasında almanca konuşan bir türk aile gelip bizimle ingilizce konuştu..Bol bol practise yaptım bu sene..xDBu sırada Anneannemle MiSeon çok iyi anlaştılar.Anneannem ondan Kore'ye gittiği zaman kendisini aramasını istedi.. Trabzon'dan ayrılırken MiSeon bizi uğurlamaya gelen Anneanneme ''anneanne''deyip sarıldı..Kuzenler arasında süren kısa bir sessizlikten sonra herkes gülmeye başladı ve MiSeon'ı da artık bir kuzen olarak ilan ettik.:)

Nerde kalmıştık benim yarın 6 saatlik bir ingilizce sınavım var..Lise arkadaşlarımın şans dilekleri yavaş yavaş face'den ulaşmaya başladı,onları çok seviyorum..Netten biraz uzaklaşsam iyi olacak sanırım...:)))Şu betimlemeyi çok seviyorum;Neden bizim külkedimiz küllerle değilde; sınavlarla kuşatılmış!!!
Ahhh ahhh...

Pazar, Haziran 27, 2010

Kore~Türkiye Dostluk Maçı


Yeppudaa'dan arkadaşlarımla buluşup hep beraber bir kafede oturup,restaurantta yedikten sonra Samara ile ben ayrılıp maça gidecek olan servislere yetişmek için yola çıktık..Afganistan büyükelçiliğinin önüne gittiğimiz de bizi Koreanfans üyeleri karşıladı...Kore ateşesi,bir gazi ve Kore'den gelen bir öğretim görevlisi ile karşılaştık,tanıştık.Ateşenin eşi çok tatlıydı.Serviste bize ikramda bulundu...^(^_^)^Kore'den gelen öğretim görevlisi ile aynı okuldayım,onu ziyaret edeceğim eşiylede tanıştıracağını söyledi,çok tatlı 3 yaşında bir oğlu var. Servisteyken Kore'nin 2022'de ki yapılacak olan turnuvanın bronşları,şapkaları ve atkıları dağıtıldı.Maç askeriyede yapıldı,biz elçinin arkasında bulunan kırmızı koltuklarda oturduk,yan tarafımızda da kendilerine bu sevinci borçlu olduğumuz gazilerimiz oturuyordu..Diğer trübünlerde askerler vardı,hiç bir koltuk boş kalmamıştı..Trübünler dopduluydu ve her iki takım içinde sloganlar atılıyordu..Askerlerde De han min guk diye bağırıyordu,Şehitlerimiz için de bağırdık..Maç başlamadan önce; saygı duruşundan sonra her iki ülkenin de İstiklal marşını söyledik,Mehter ve bondo takımını dinleyip,marşlara eşlik ettik.2 paraşütçü bir Türk, birde Kore bayrağı ile aşağıya indi.Bir helikopter iki bayrakla beraber geçti.Maçtan önce bir gazimize Hyundaiden bir araba hediye edildi,gelin arabası gibi süslenmişti...Her şey çok güzel hazırlanmıştı,her oturakta gelen izleyiciler için

Maçtan önce yana yakıla Kore bayrağı aramıştık,Korea Fanstan Hilmi Hoca bizim için 2 tane büyük Kore bayrağı yaptırmıştı,birde bunları görünce çok sevindik.Burdan bunları hazırlayan herkese teşekkürlerimi sunuyorum.Türk oyuncularının yanında ki Koreli minikler çok tatlıydı(Yeppudaa,kawai)...Maçı Şenol Güneş başlattı..Onuda yakından görmüş oldum..Maç sonuna kadar izlediğim ilk maçtı ve en güzeliydi.Oyuncular düştükleri zaman birbirini kaldırıp,yardımına koşuyordu.Her golde tüm trübünler ayağa kalkıyordu.Koreli oyuncuların kafa pasları çok iyiydi,her iki takımda iyi oynadı.İlk gol Türklerden geldi..Herkes Türkiye diye bağırdıktan sonra tüm trübünlerden Koreye destek geldi..Daha sonra Kore bir gol attı,ama bu gol sayılmadı.Bundan önce bir pozisyondan dolayı hakemin maçı durması gerekiyordu,golden sonra durdurdu..Nasıl sevinmiştim oysa ki...Neyse ki Koreden gelen oyuncular bizi fazla üzmedi ve muhteşem bir gol attılar Türk kalecisinin kaleyi terkedip öne çıkmasıyla..Golü gördükten sonra Samaraya sarılıp De han min guk diye bağırdık,arkamızda bir komutan''kardeş sevgisini görüyor musun'' dedi..Omuzunda ki çubukları sayamadım ama..Keşke tüm yeppudaa orda olabilseydik,sizin de orda olmanızı çok isterdim,omuz omuza bağırmak her iki takım için sanırım Eylül'de bu maçın rövanşı yapılacak ,onu hep beraber izleriz tvden.
Maç vesilesiyle bir çok kore gazimizin elini öpüp,Kore'den gelip Türkiye'de yaşayan bir çok aileyle tanıştık.Seneye Ankara'da Korece Dil Kursu elçilik tarafından açılacak,yer olarakda Tömer kullanılacakmış.Kurs öğretmeniyle tanışıp,iletişim bilgilerini aldım.^^Seneye kursa bende katılmak istiyorum,fiyatınında uygun olacağını burdan Ankara'da kalan herkese duyurmak isterim.Maç 1-1 bitti ve kupayı Koreli oyuncular aldı..Maçtan sonra omuz omuza Türk ve Koreli oyuncular fotoğraf çekildi,hayatımda her bir gol için sevineceğim daha güzel bir maç olamazdı..Maçın yayını Lig tvden ve stadyumda da büyük bir vinç arabasına takılan Lcden yapıldı,maçın skorunu gösteren bir tabela yoktu.((:Hem Kore'ye hemde Türkiye'ye de kupa verildi.
Veee maç bittikten sonra hepimiz Koreli futbolcularla fotoğraf çekilmek için sahaya indik,tüm trübünler yerindeyken biz Kore hayranları aşağıdaydık.İmzalarını alıp,onlarla tanıştık..Fotoğraf çekilirken Somonimlerle bağırdığımız gibi hana dul set diye başladım ve herkes fighting deyip devamını getirdi,öğrendiğimiz Korece kelimeler çok işimize yaradı.Burda kalan ailelerle Türkçe konuşurken arada korece kelimelerde kattığımız zaman muhabbet daha da koyulaşıyordu.Hayatımda yaşadığım en güzel anlardan birisiydi..Korece kelimelerle karşılık verdikten sonra,kocaman hızlıca söylenen bir cümle ile karşılaşmak dışında..Fotoğrafları eklemeye devam edeceğim,aklıma geldikçe yazarım da...Bugünü düzenleyen herkese,bir çok şey borçlu olduğumuz Gazilerimize,Kore Büyükelçisine,ateşelerine ve Kore ailelerine;Kore'ye sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum..Teşekkürler Hilmi Hocam bizi yanınıza kabul ettiğiniz için...^^

Pazar, Haziran 20, 2010

İyiyim~Tears In Heaven


Adını Yeppudaa'da görünce gerçekten bende çok şaşırdım..İyiyim Japonya'dan Türkçe ismiyle seslenen grup;İYİYİM....
~~~~Kawasaki~~~~İyiyim~~~~

Grup üyeleri arkadaşlarımdan öğrendiğim kadarıyla çok iyi Türkçe konuşabiliyormuş ve Türkiye'den davet beklediklerini söylemiş..xD
4 Albümü olan bu grubun;


~ストロベリーティアーズ
1 ストロベリーティアーズ
2 so sweet
3 ストロベリーティアーズ(Pure Street)
4 ストロベリーティアーズ(バック・トラック)
5 so sweet(バック・トラック)

~



~


İyiyim~Tears In Heaven
01.ストロベリーティアーズ
02.ねぇ
03.あいたくて
05.Angel~あなたに会えたから~
07.せつないデザート
09.片想い
10.hearty
vivi(from iyiyim) - こっちを向いてよ

http://rapidshare.com/files/400813042/downloads.rar.html