Pazar, Aralık 02, 2012

Pyramidoslu Günler


    Pyramidos'un Türkiye'ye geleceğini öğrendiğim zaman grup sayfasına mesaj atıp, onlara Ankara'da da bir konser verip veremeyeceklerini sormuştum. Grup solisti Rodehihi'yi arkadaş olarak ekledikten sonra bu konuyu konuşmaya başladık ama ingilizce anlayamadığını düşünüp etrafımda döne dolaşa Japonca birisini aradım, çeviri için bir metin hazırlayıp Fumikochan'e gönderdim, ondan önce de İzmirli arkadaşım beni Süme chan ile tanıştırdı. Furkan, Pınar ile de birlikte gruba baskı yapmaya başladık. Yazdığım mektubu çevirdikten sonra Rodelere gönderdik ve Rode duygulanıp gelmeyi kabul ettiklerini söyledi. Ardından okulda olacak olan konser için sahne, Japonya'dan gelen grup için 3 lojman ayarlayıp elçiliğe hızlı bir mesaj gönderdik. Onları alması için bir araba ayarladık, Ankara Üniversitesi Japonca bölümünde ki topluluk ile iletişime geçtik.  Onlarda bizim için Shouran Bushi dansı yaptılar.Etkinlik sıralamasını yaklaşık bir sene geçtiği için hatırlamıyorum ama Shouran Bushi dansından sonra Nijuuni grubu sahneye çıktı;
        Hazırlıklarımız sırasında çekilmiş bir fotoğraf: Yasuko chan Japon Kizuno arkadaşlık sergisini hazırlıyordu, masaların designı ile de arkadaşlarım ilgilenmişti. Azerbaycanlı, Japon ve Türk arkadaşların bir kısmıda mutfakta yapılacakları hazırladı. Hazırlıklar tamamlanıp onigiriler de geldiği zaman yukata giyinip kampüste dolaşmıştık, bir daha yapabilir miyim hayır! O gün bunu kabul etmemin tek nedeni de final haftasının ve son günler olduğu için hayalete dönmüş bir kampüsün içinde olmamızdı. :)
   Ardından da beklenen an geldi.. Pyramidos grubu ;
Bilkent Doğu Asya Kulübü etkinliği olmasına rağmen yardımların çoğunu dışarıdan almıştık. Ankara Üniversitesi Japon Dil ve Edebiyatı bölümü, Furkan (founder of Torucon), Pınar (Nijuuni ve Shoujo S grubunun kalbi),  maid cafe dileklerimizi yerine getiren Ilgın'a Sümeyye chan'e (+ japonca çevirileri), kokoshi bebekler için Ülkere, onigirileri ve sushileri hazırlamamızda yardım eden Eva chan ve Hirokiye teşekkür ederim. Hayatımda yaşadığım en ilginç doğum günümdü de diyebilirim. Sahnede pastamı üflerken yanımda olan herkese teşekkür ediyorum. Kimin fikriydi bilmiyorum ama yanaklarımın kesinlikle renkten renge girebildiğini hissediyorum! Ahh ah! İyi ki varsınız!

Lanternlerin (Dilek fenerlerinin) uçabileceğine hiç inanmamıştım derken?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder