Cuma, Temmuz 06, 2012

Hayallere Doğru


        Evden ayrıldıktan sonra saat 10'da Samonimlerin yanına geçtim.. İlk blog yazılarımda bahsettiğim Koreli öğretmenim eşi.. (안녕-한국어를 공부합니다,   Bibimbap Yapmaya ne dersiniz? , Kore'den Sayfalar, Koyu Bir Sohbet ~ Eski yazılarımın reklamını yapıyor gibi hissettim şu anda :p ama asıl amacım onları daha iyi tanımanız için daha önce burada paylaştığım anıları size göstermek. ) Koreceyi öğrenmeye 2 sene önce başladım, yazın Koreli arkadaşım Miseon'la birlikte Trabzon da gittik. Kendimi idare edecek kadar Korece biliyordum (sözlüğü nasıl kullanacağını bilmek gibi :p) ama sanırım biraz saygısızca konuşuyorum. Ankara'da bulunduğum süreç içerisinde telaffuzumu  büyükler duyduğu zaman güldükleri için sadece küçüklerle Korece konuştum bu yüzden bir büyükle konuşmak zorunda kaldığım zaman küçüklerle konuşur gibi dili kullanıyorum ve sokak ağzıyla (emir cümle kalıplarıyla) konuşan bir genç kızı canlandırıyorum sanırım.

Koreli arkadaşım Mi Seon döndükten sonra da Korece çalışmayı bırakmıştım ve öğrendiğim bir çok şeyi tekrar yapmadığım için unuttum ve Samonimlere gittiğim zaman kendimi tanıtırken bile zorlandığımı fark ettim, Samonime bugün mülakatım var, Geçmişim, ama bugün mülakat da Korece ve İngilizce sorular soracaklarmış, ne çalışmalıyım sizce dediğimde beni tebrik ettiler ardından gülmeye başladılar. :* Nur bizde tam senin için kullandığımız bir deyim var, "ayağına ateş parçası düşünce ancak kaçanlardansın" dedi..

Çok utandım, derslerim çok ağırlaşmıştı dedim ama sanırım öğrendiğim şeyleri de unuttuğum için o anda kendime kızdım.. Beraber kendimi nasıl tanıtmam gerektiğine çalıştık, bol bol pratik yaptık. Sonra başka neler sorabilir diye düşünürken Kore yemeklerini sorabilirler dedi Samonim, servis saatim geldiği zaman beraber benim servis durağıma gittik ardından bende sınava yetiştim. Sınavı 20 dakika geç bitirdiğim için mülakatı kaçıyordum, ardından 5 toplu taşıma aracı kullanarak mülakata vardım.. :3 Mülakata 10 öğrenci seçilmiş, öğrenciler arasında İstanbul'dan, İzmir'den ve Konya'dan gelen öğrenciler de vardı. Ben aralarında en son mülakata giren öğrenci olduğum için sadece İstanbul'dan katılan öğrenciyle tanışabildim. Ankara'da yaşayan öğrencilerin ilk alınması gerekiyordu ama ben sınav günü öğrendiğim için sondan bir kaç kişi öncesine alınmıştım, sonra sınav kodlarımı yazarken telaşla kodları yetiştiremediğim için verilen ek süreyi kullanmıştım.

Mülakata yetiştiğim zaman herkes ilk önce dinlenmem gerektiğini söyleyip ardından tebrik ettiler teşekkür ettim, sonra fındıklı bir kahve alıp kafeteryada kilerle beraber İngilizce konuşmaya başladım. Mülakata girdiğim zaman İngilizce konuşup konuşabilir miyim diye umursamıyordum, o gün yetişebilmiştim sınav sonucum da iyiydi, sadece biraz dinlenmek istiyordum. Mülakatta 3 kişi vardı, bana neden Kore'ye ilgi duyduğumu, ileri de ne yapmak istediğimi,  neden orada yaşamak istediğimi, kendimi Korece tanıtmamı, eğitim hayatımı, Kore hakkında neler bildiğimi sordular sonra da yemekleri ve ben bir sürü yemek saydım.  :3
Ve ortada ki amcamız bana hepsini yedin mi diye sordu. Bende ona eğer sevdiysem hepsini yemiş olmam gerekir dedim, dudaklarda minik bir tebessüm. Ankara Lale unninin ve samonimin ellerinden ne Kore yemekleri olan sofralar gördü bir bilseler.. ^___^
Bu sorunun ardından bana " Bizim seni seçmemiz için bir neden söyler misin?" dediler. Duraksadığım ilk andı ve sadece eğer siz beni seçmezseniz en yakın olasılığı kaybetmiş olacağım, değişim, staj ya da yüksek lisans' a ileri de zaten başvuracağımı, sadece zaman kaybedeceğimi belirttim. Sonra da kütüphanede görevli olan arkadaşımın yanına gidip derin bir nefes aldım. Cuma günü ödev teslimlerini yaptım. Nilay'ın çalıştığı yere gittim ve sonucu onun yanındayken öğrendim. Kazanmıştım, sevindim, çığlık attım, Nilay'a sarıldım sonra hayallerimin gerçek olmasından korktuğumu fark edip sustum. Etrafımda ki kişilere tebriklerinden dolayı teşekkür ettim, hayatımda bir kaç senedir hayalini kurarak yaşadığım bir şey gerçek oluyordu. Arkadaşlarım hayal kırıklığı yaşayacaksın, sevmeyeceksin gerçekten orayı düşlediğin gibi bir yer değil dedi.. Tek bir cümle söyleyebildim;
"Bu benim hayalim ve yaşayıp sonuçlarını görmem gerekiyor!"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder